Keşfedilmeyi Bekleyen Teknoloji Biyolojik Saat

Biyolojik Saat Ne İfade Ediyor?

Biyolojik saat, insan vücudundaki hormonların ne zaman salgılanacağı gibi metabolik işlemleri düzenler. Son araştırma bilgilerinde bu saatin işleyişini beyinde bulunan pineal bezi adlı ışığa duyarlı yapı sağlamaktadır.

Sabah erken saatlerde uyanmanız gerekmektedir. Önemli bir görüşmeniz, sınavınız, yapmanız gereken bir iş vardır. Gece yatmadan önce yapmanız gereken en gerekli eylem, sabah o saatlere uygun bir biçimde alarm kurmak olacaktır. Kendinize güvenmediğimizden dolayı bu eylemi gerçekleştiririz. Hatta o kadar güvenmeyiz ki; tek bir alarm yetmez bize. Yarım saat öncesine bir tane, yirmi dakika öncesine bir tane, on dakika öncesine bir tane alarm kurarız, uyanmamıza.

alarm
alarm

Hayatımızın en önemli hatırlatıcıları haline gelmiş alarmlar, inanılmaz kolaylık sağlıyorlar. Acaba bir o kadar da bizi tembelleştiriyorlar mı?

Şimdi bir başka senaryodan bahsedelim:

Sabah erken saatlerde yapmanız gereken önemli bir iş olduğunu düşünelim. Saat tam 06:00 da uyanmanız gerekiyor. Hiçbir alarm kurmadınız ve öylece uyudunuz. Sabah gözlerinizi açtığınızda saate bakıyorsunuz ve gördüğünüz şey sizi oldukça şaşırtıyor. Saat tam 06:00.

Beyniniz, siz uyuyor olsanız dahi algınızın dışında bir algı yaratmakta. Aslında siz biyolojik saatinizi, tam olarak güncel Dünya saatine güncellemiş oluyorsunuz. Bu sayede beyniniz, biyolojik saatiniz 06:00yı gösterdiğinde sizi uyandırıyor. Bu eşitleme o derece mükemmel ayarlanmış oluyor ki, güncel saatlerimizde tam 06:00’ı gösteriyor. Elbet bu senaryoyu yaşamışsınızdır.

Washington Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre canlılarda birden fazla biyolojik saat olduğu ortaya koyulmuştur. Uykusuzluk, uçak yolculukları, gece yatmama gibi dengeyi bozan unsurların, biyolojik saat tarafından düzeltilememesinin nedeni budur. Çünkü biyolojik saatler birbirleriyle uyumu sağlayamamaktadır. Yine bu araştırmaya göre, canlıların beyinlerinde bulunan binlerce hücre biyolojik saati oluşturmaktadır ve 24 saatlik ritimler ile düzeni sağlamaktadır.İnsan vücudu neredeyse her iş için biyolojik saatler kullanır.

Aşağıda Biyolojik Saatin Araştırmalar Sonucundaki Kronolojisi Yer Almaktadır

06.00: Salgılanan kortizon hormonuyla metabolizma canlanır ve canlı uyanır.

07.00: Bu saatlerde vücut tam gücünde olmadığından spor yapılmamalıdır. Sindirim organları bu saatte iyi çalıştığı için, güzel bir kahvaltı yapmak en doğru şeydir.

08.00: Bu saatte içilen sigara normale göre daha fazla zarar verir.

09.00: Vücudun dinç olduğu saatler. İğne veya röntgen için en uygun zaman.

10.00: Verimlilik en üst düzeyde, organizma harekete hazırdır. Vücut en yüksek ısısına ulaşmıştır, kısa süre bellek ise yaratıcı ve dinamiktir. Ancak 10.00-12.00 arası enfarktüse sık rastlanır.

11.00: Vücudumuzun tam formunda olduğu saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zindedir ki muayenelerde kalpte bir bozukluk varsa gözden kaçırılabilir. Ayrıca bu saatte zihnimiz hızlı çalışır ve özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılabilir.

12.00: Dikkat azalır, uyku basar. Vücudun dinlenme ihtiyacı kendini gösterir. Midedeki asit fazlalaşır, beyindeki kan azalır. İstatistiklere göre, öğle uykusu uyuyabilen kişilerde enfarktüse % 30 daha az rastlandığı görülür.

13.00: Vücudun formdan düştüğü saattir. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır. Bütün organlar en alt düzeyde çalışırken safra, öğleyin yenilen yemekleri hazmettirmek için iş başındadır.

14.00: Tansiyon ve hormon düzeyi düştüğünden bitkinlik hissedilir. Dişçi fobisi olanlar bu saatte randevu almalıdır. Çünkü bu saatte acı daha az hissedilir.

15.00: Enerji geri gelmiştir, bellek tam formundadır. Sabaha göre az olmakla birlikte beden, ikinci verimliliğe yaklaşır.

16.00 : Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Mide asidini önleyici ilaçların etkisi bu saatte daha verimlidir.

17.00: Organların faaliyeti üst düzeydedir. Bedenin kuvveti artar. Böbrekler, mesane çok çalışır. Bu saatlerde midedeki asit miktarı fazlalaşır. Mide ülseri olanlar dikkat, 17.00ye doğru mide kanaması geçirilmesi riski artar.

18.00: Akşam yemeği için en iyi saattir. Pankreas bu saatte özellikle aktiftir. Karaciğer alkole karşı her zamankinden daha dayanıklıdır.

19.00: Tansiyon ve nabız tembelleşir. Bu nedenle, tansiyonu düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olunmalıdır. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesir derecesi de fazladır.

20.00: Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kullanılmış kan kalbe tekrar her zamankinden fazla akar. Alerjisi olanlar ve astımlıların ilaçlarını almaları için en iyi zamandır. Bu saatte antibiyotiklerin etkisi de artar.

21.00: Sindirim organlarının günlük görevi sona erer. Yemek aktivitelerine dikkat, yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.

22.00: Bu saatte akyuvarların çok aktif olduğu zamandır. Ayrıca, sayıca azaltılması gereken ilaçlar için çok uygundur. Bu ilaçlar yanlış zamanda alındığı zaman enfeksiyon tehlikesi artar. Sigara içenler de son sigaralarını içmelidir çünkü vücut nikotin ve benzeri zehirleri daha zor atar.

23.00: Tam dinlenme saatidir. Organizma tüm gün aktif bir şekilde faaliyette olan stres hormonu salgılamasını durdurur. Sakinleşmek ve gevşemek için en uygun anlar başlar. Tansiyon ve vücudun ısısı düşer.

24.00: Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmaksızın çalışır. ilk rüya safhası bu zamanda başlar.

01.00: Vücut kendini uykuya programlar. Verimliliğimiz en alt düzeye düşüp, dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artar.

02.00: Görme duyusu ve refleksler zayıflar. Bu nedenle trafik kazalarının çoğu bu saatte olur. Vücut soğuğa karşı aşırı hassastır.

03.00: Melatonin hormonunun salgılanması tembelleşir, kararsız yapar. Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melankolik hissedişte artış görülür ve intihar vakalarına çokça rastlanır.

04.00: Stres hormonundan enerji kazanılır. Enfarktüslerin görülme oranı 04.00 06.00 arasında özellikle fazlalaşır. Çünkü tansiyon oldukça fazla yükselir, kalp damarları çabuk gerilir.

05.00: Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu çok fazla salgılanır. Stres hormonu gündüz değerinin 6 katına çıkar. Hareketlilik artar ve kaybolan enerji geri gelir.

İnsan yapısı gösteriyor ki, biyolojik saatimizi hayatımıza oldukça verimli bir biçimde entegre edebilir ve alarm kurma alışkanlığından kurtulabiliriz. Ha siz yine de ben kendime güvenmiyorum diyorsanız, teknoloji bizim için var. Alarmlar emrinize amadedir.

Kaynakça:

[1]

[2]

Dilerseniz Paylaşabilirsiniz

One comment

  1. Yararlı yazın için teşekkür ederim Burkancım. Dün gece henüz alarm kurmadan biyolojik saatime güvenip “Şöyle bir uzanayım.” dedim fakat sabahki sınavımı kaçırdım. Bunun yanında alarma uyanamama korkusu da mevcut, yaşamış biriyim. Belki saçma belki komik ama sabah erken uyanmam gerekiyorsa bunu içimden ve sesli olarak “Yarın erken uyanmam gerek.” biçiminde kendi kendime söylüyorum. İnan olsun alarmdan önce uyandığımda dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Yazında da değindiğin gibi günışığının etkisini de yadsıyamayız. Sanırım soğuk kış günlerinde uykunun insana tatlı gelmesi de bu sebepten. Sevgiler, selamlar..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir