Güney Kutbu Düşündüğünüz Gibi Değil

GÜNEY KUTBU: GİZEMLİ VE ENTERESAN BİR KITA

Güney kutbu Dünya’nın güney ucunda kalan noktaya verilen isimdir. İnsanlık bu devasa alanı,1840 yılında tam anlamıyla keşfetmeyi başarmıştır. Yelkenlisiyle kıyılar boyunca yaklaşık 2.000 km yol alan Charles Wilkes, denizlerden oluşan Kuzey Kutbu’nun tersine, Güney Kutbu’nun olduğu yerde gerçekten bir kıta bulunduğunu kanıtlamıştır. 12,4 milyon km²’lik yüzölçümüyle bu kıta neredeyse Afrika’nın yarısı büyüklüğündedir. Bu bölgenin içinde Güney Shetland, Güney Georgia gibi birkaç takımada da yer alır. Güney Kutbu’nda; Kuzey Kutbu gibi Termik Yüksek Basınç görülür.

Güney Kutbunu diğer kıtalardan farklı kılan bir durum söz konusudur. Bu devasa kıta Dünya üzerindeki hiçbir Devlete ait değildir. Tüm insanlığa ait bir kıta unvanı taşımaktadır.

CANLI EKOSİSTEMİ

Iceberg

Hepimizin aşina olduğu kutup ayıları bu kutupta bulunmuyorken, penguenler, martılar ve balinaların görülmesi oldukça mümkündür. Bazı ender görülen deniz canlıları da bulunmaktadır.

Güney Kutbu genel anlamda bilimsel çalışmalar için kullanılan bir kıtadır. Üzerinde canlılık oldukça az ve insan yaşamına pek elverişli değildir. Bir Dünya vatandaşı olarak, ulaşımınızı ayarladığınız sürece Antarktikaya rahatlıkla hiçbir prosedür olmadan gidebilirsiniz.

Güney Kutbu’nda yeryüzünün en soğuk ve en fırtınalı iklimi egemendir. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20 °C’dir ve bu, güneyden fırtınalar estiğinde -70 °C’ye kadar düşebilir. Coğrafi Güney Kutbu noktasında bulunan ABD gözlem istasyonunda yapılmış ölçümlerde sıcaklığın yıllık ortalamasının -50 °C olduğu, en sıcak ayda ancak -29 °C’ye yükseldiği belirlenmiştir. Yani yeryüzünün bu en büyük buzdolabının sıcaklığı Kuzey Kutbu’ndan ortalama 22 °C daha düşüktür.

Kıtada bazı devletlerin kalıcı insanlı araştırma istasyonları bulunmaktadır. Kıta etrafındaki adalarda çalışan, bilimsel çalışmalarda bulunan ve diğer işlerde çalışanlarla birlikte kıtanın nüfusu kışın 1.000, yazın ise yaklaşık 5.000 kadardır.

BİTKİ EKOSİSTEMİ

Kuzey Kutbu’nda 400’e yakın çiçek açan bitki türü sayılabilirken, burada çiçek açan tek bir bitki türü bile yoktur. Dondurucu soğukluklar, kötü toprak kalitesi, nem ve güneş ışığı eksikliği bitkilerin büyümesini engellemektedir. Bunun sonucu olarak bitki çeşitliliği dağılımı çok düşük ve sınırlıdır. Kıtanın florası büyük ölçüde Biryofitlerden oluşur

BİLİMSEL ARAŞTIRMA SÜREÇLERİ

1959 yılında imzalanıp, 1961 yılında uygulanmaya başlanan Antarktika antlaşmasına göre kıtada sadece bilimsel araştırmalar yapılabilmektedir. Günümüzde kıtada 29 ülkenin 101 araştırma istasyonu bulunmaktadır. İstasyonlardan 46 adeti Antarktika Yarımadası ve çevredeki adalarda bulunur. Brezilya, Polonya, Bulgaristan, Peru, Kore, Çek Cumhuriyeti, ve Ukrayna’nın birer adet araştırma istasyonu bulunmaktadır.

Bu garip gerçekler gösteriyor ki; Dünya hala keşfedilme sürecini tamamlamamış bir gezegen.

Garip bir bilgi: “Antarktikanın bazı kısımlarına milyonlarca yıldır yağmur yağmamıştır.”

Bir başka yazım : Duvarlar Bize Ne Anlatmak İstiyor?

Dilerseniz Paylaşabilirsiniz

One comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir